


TÜRKİYE CUMHURİYETİ
VE
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Utkuları ve geçmişi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman utkuları ile birlikte uygarlık nurlarını taşıyan Kahraman TÜRK ORDUSU;
Vatanımızı ve Ulusumuzu, en sıkıntılı ve en güç zamanlarında nasıl ki, zulümden, yıkıntıdan, tutsaklıktan ve kötülüklerden ve düşman işgallerinden korumuş ve kurtarmış isen, Cumhuriyet'in bugünkü güçlü döneminde de, askerlik tekniğinin bütün modern silah ve araçları ile donanmış olduğun halde, görevini gelecekte de aynı bağlılıkta yapacağından hiç kuşkum yoktur.
Bugün Cumhuriyet'in on beşinci yılını, durmadan artan büyük gönenç ve kudret içinde karşılayan büyük Türk Ulusunun önünde, Kahraman Ordu; sana yürekten şükranlarımı açıklar ve bildirirken büyük Türk Ulusunun övünç gurur duygularına tercüman oluyorum.
Türk Vatanının ve Türk toplumunun şan ve onuruna, iç ve dış her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan görevini, her an yerine getirmeye hazır ve emrinde olduğun, benim ve büyük Ulusumuzun orduya verdiği en son sistem fabrikalar ve silahlar ile bir kat daha güçlenerek, büyük bir özveri ve yaşamını hiçe sayarak her türlü görevi başarmaya hazır olduğundan eminim.
Bu güvenim ve inancım ile Kara, Deniz ve Hava Ordularımızın kahraman ve yetenekli komutanları ile subay ve erini selamlar, takdirlerimi bütün Türk Ulusunun önünde beyan ederim.
29.Ekim 1938,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
Cumhurbaşkanı

Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir
müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu
sahne 7 bin senelik, en aşağı bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın
rüzgarlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın
yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden,
yıldırımlarından, kasırgalarından evvela, korkar gibi oldu; sonra
onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu. Bir
gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk
oldu. Türk budur. Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan
güneştir.
Mustafa Kemal ATATÜRK